Şeker Hastalığının Belirtileri

Şeker Hastalığı Belirtileri
Diyabet ya da çok bilinen adıyla şeker hastalığı, toplumda her yaştan insanı etkileyen ve ileri safhalarda doku ve organlarda tahribat meydana getiren, hormon yetersizliğine bağlı bir hastalıktır.

Şeker-Hastalığı-Belirtileri1

İsminin çok duyulur oluşu, çok yaygın bir rahatsızlık olduğunu kanıtlar. Şeker hastalığı, kalıtsal faktörlere yahut dış etkenlere bağlı olarak ortaya çıkan ve kontrol altına alındığında kişinin yaşam kalitesini çok fazla etkilemeyen; ancak ilerlemiş seyirde ve kontrol altına alınmamış şekilde bırakılırsa, çok daha farklı rahatsızlıklara da yol açar. Görünürde basit ama asla ihmale gelmeyecek bir hastalık olan şeker hastalığı, özellikle ailesinde şeker hastalığı öyküsü olan bireylerde çok dikkatle ele alınmalı ve bu konuda bilinçlenmelidir.

Şeker Hastalığı Nedir?
Halk arasında yaygın olarak Şeker Hastalığı olarak da bilinen Diabet, midenin arkasında bulunan ve kan şekerini düzenleyen hormonlar salgılayan pankreas adındaki bezin görevini tam anlamıyla yapamamasından kaynaklanan bir hastalıktır. Pankreasın salgıladığı en önemli hormon insülin hormonudur. İnsülin salınımının yetersiz olması yahut hiç salgılanmaması durumunda, hücrenin enerjisini karşılamak gibi bir görevi olan şeker(glukoz) hücreye giremediği için kanda birikir. Kanda şeker birikimi hücre yapısı ve vücut için tehlike arz eder. Çünkü fazla miktarda şeker, vücutta zehir etkisi yaratır.

Şeker Hastalığı Nasıl Belirti Verir?
Pek çok hasta, başlangıçta şeker hastalığına yakalandığını anlamaz. Belirtileri, sağlıklı insanların dahi hayat içinde sürekli karşılaştıkları gündelik ve altında büyük problemler yatmayan geçici rahatsızlıkları andırabilir. Ancak şeker hastalığı belirtilerini iyi bilir ve sürekli hale gelen belirtilerden şüphe duyarsanız; yaptıracağınız basit bir kan tahliliyle, şeker hastası olup olmadığınızı anlayabilirsiniz.

Şeker-Hastalığı-Belirtileri3

Eğer; çok fazla su içme isteği duyuyor ve su içiyor, çok sık idrara çıkıyor, iştah açılmasına bağlı fazla miktarda yemek yiyor, yahut tam tersi kilo kaybediyor, cildinizde kuruma problemleri yaşıyor; sürekli halsizlik, bitkinlik ve yorgunluk hissi duyuyorsanız; yaralarınız geç kapanıyor, bulanık görüyor, mide bulantısı ve kusma sorunu yaşıyorsanız; nefesiniz kötü kokuyorsa, kadınlarda adetten kesilme sorunu varsa, kuru ve kaşıntılı deri problemi ortaya çıktıysa, şeker hastalığı belirtilerini yaşıyor olabilirsiniz. Acilen bir kan tahlili ve gerekli tetkikleri yaptırarak, şeker hastası olup olmadığınızı öğrenmelisiniz.

Gizli Şeker Nedir?
Tıpta pre-diyabet olarak bilinen gizli şeker, diyabet öncesi anlamına gelir. Diyabet öncesi evrede bulunan kişiler gizli şeker hastası olarak kabul edilir. Gizli şekerin, şeker hastalığına dönüşmemesi için gereken önlemler zamanında alınmalı; bu kişilerin fazla kilolarından kurtulması, sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimine dönüştürmesi, egzersiz yapması ve endokrinoloğun vereceği ilaçları kullanması gerekir.

Gizli şeker hastası olan kişiler, yaşam tarzlarında yapacakları değişimlerle diyabet hastalığını önleyebilirler. Diyabet önleme programına uyularak yaşam şekli değiştirildiği takdirde, diyabetin gelişme olasılığı azalabilmektedir.

Gizli Şekeri Olanlarda Kalp Hastalığı Riski Artıyor…

Şeker-Hastalığı-Belirtileri2

Gizli şekeri olan bireylerin kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskleri, kan şekeri normal olan bireylere göre yaklaşık 1.5 kat daha yüksek. Diyabet hastası bireylerin kalp-damar rahatsızlıklarına yakalanma riski ise 2 ila 4 kat artıyor. Eğer gizli şeker olarak tabir edilen pre-diyabet hastalığı başlangıcındaysanız, bu hastalık sebebiyle tedbirli davranmanız gerekiyor.

Şeker Hastalığının Nedenleri
Şeker hastalarında görülen kan şekeri seviyesindeki yükseklik, vücutlarının, kandaki şekeri, kas, yağ ve karaciğer hücrelerine, sonradan kullanılmak üzere enerji olarak depo edememesidir. Ya pankreas yeteri düzeyde insülin üretemiyordur, ya hücreler insüline yanıt vermiyordur, yahut her iki seçenek bir arada yaşanıyordur.

Şeker hastalığı tip 1 ve tip 2 diyabet olarak 2 temel tipte incelenir.

Tip 1 diyabet genel olarak çocuklarda ve genç yetişkinlerde görülür. Bu tipte vücut ya insülin üretmez, ya da çok az ve yetersiz oranda üretir. İnsülin yetersiz yahut hiç olmadığı için, glikoz hücrelere giremez ve kanda birikir. Vücut kanda serbestçe dolaşan yüksek orandaki şekeri enerjiye çeviremez. Günlük düzenli olarak dışarıdan insülin hormonu almak gerekir. Bu da insülin iğnesi ile olur.

Tip 1 diyabete sebep olan etkenler kesin olarak bilinmemekte, bir bağışıklık sorunu olduğu düşünülmektedir. Bir enfeksiyon sebebiyle, vücudun bağışıklık sistemi, yanlışlıkla pankreasta insülin üreten hücrelere saldırır. Ailenin diğer üyelerinde varsa, kalıtsal yoldan da taşınmış olabilir.

Tip 2 diyabet ise, günümüzde oldukça sık görülür ve genellikle yetişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ama obezitenin yaygınlaşmasıyla, ergenlikte de sıkça görülmeye başlanmıştır.  Tip 2 diyabet hastaları genellikle hastalıklarının farkında değillerdir. Tip 2 diyabette, yağ, kas ve karaciğer hücreleri insüline yanıt vermez. Buna insülin direnci denir. İnsülin direnci neticesinde, glikoz depolanamaz ve kanda birikir. Kanda biriken şeker seviyesi yükselince hiperglisemi sorunu yaşanmaya başlar.  Tip 2 diyabette de yine kalıtsal ve ailesel genetik önemli rol oynar.  Hareketsiz yaşam, fast food tarzı beslenme, bel çevresinde yağlanma da tip 2 diyabet riskini arttırır.

Gebelik hormonları da insülin hormonunun vazifesini yerine getirmesine engel teşkil edebilir; bu sebeple hamilelik esnasında da diyabet rahatsızlığı baş gösterebilir. Gebelik şekeri yaşayan kadınların 5-10 yıl içinde şeker hastası oldukları da görülmüştür.

Şeker Hastalığı Tedavisi
Dünyada çok fazla kişide görülen şeker hastalığının tedavisi için rutin olarak uygulanan yöntemler vardır. Bunlar, diyet tedavisi, egzersiz tedavisi, ilaç tedavisi ve insülin iğnesi tedavisidir. Tüm bunlara rağmen hasta tedavi edilememişse, insülin pompa tedavisine başvurulur. Bu tedavi metotlarıyla hastadaki insülin dengesi sağlanmaya ve şeker hastalığının yan etkileri ortadan kaldırılmaya çalışılır. Tüm bunlara rağmen hastalık kontrol altına alınamıyorsa, pankreas adacık nakli yahut pankreas nakli gerçekleştirilebilir.

Şeker-Hastalığı-Belirtileri4

Şeker hastalığında kalıcı tedavi ve kesin çözüm için gen tedavisi ve kök hücre nakli üzerinde sürdürülen araştırma ve çalışmalar devam etmektedir.

Şeker Hastalığına Ne İyi Gelir?
Dikkatli, özenli ve uygun bir beslenme tarzı hem şeker hastalığının belirtilerini hafifletir, hem de hastalığının ilerlemesini ve ciddi boyutlara taşınmasını önler. Şeker hastalığı tedavi edilmediği takdirde, uzun vadede, kalp, böbrek, tansiyon, göz ve işitme gibi rahatsızlık ve hatta kayıplara yol açar. Hekimin önereceği bünyeye en uygun diyet programı ve şeker seviyesini düşürdüğü bilinen bazı gıdaların tüketimiyle, tedavi sürecini yapılandırmak mümkündür.

Şeker Hastalığına İyi Gelen Bitkiler
Şeker hastaları ne yemeli derseniz; çemenotu, soğan, çeşitli fasulyeler, acı sukabağı, sarımsak, makadam yemişi, zeytinyağı, yer fıstığı, çay, defne, gurmar, kan şekerini düşürücü özelliği olduğu belirtilen tarçın, karanfil, zerdeçal gibi bitki ve sebzeler, şeker hastalığının tedavi ve önlenme sürecinde kullanılması fayda sağlayacak destek ürünlerdir cevabını verebiliriz. Bu sebzeleri tüketerek; bitki, ot ve baharatları ise çayınıza karıştırarak, yahut çay şeklinde demleyerek  kullanabilirsiniz.

Ahmet Maranki Şifalı Bitkiler
Ahmet Maranki’nin şeker hastalığının kontrolü için önerdiği reçetelerden zeytin yaprağı kürü, enginar yaprağı kürü, karahindiba kökü kürünü uygulayabilir; şeker düşürücü özelliği olan sebzelerden lahana, turp, tere ve domatesi sıkça tüketebilirsiniz.

Şeker hastalığı ile tanıştıysanız, beslenme ve yaşam şeklinize dikkat ederek; ilaç ve yapay hormonları düzenli olarak kullanarak ve belirli periyotlarda hekiminizi ziyaret ederek, bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenebilirsiniz.

Kaynak: http://www.pufnoktalari.net/seker-hastaliginin-belirtileri/